tr-TS.21 » Türkiye Güney Bölgesi Toplu Taşım İzlen

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

Mesajgönderen alabay » 10 Kas Sal, 2009 16:14

• Plânlar

Burada (da) toplu taşım siyasetle nikâh durumunda. Partileri aklımda tutmadım, ama kent şöyle, köyü böyle ... ona göre otobüs köyün biraz öncesinde dönüyor, girmiyor. Oraya minibüs konsesyonu* var, numarasız, denetimsiz ... rezalet. Pamukkale'ye meselâ 2 TL. Karahayıt'a da 2,50 TL. Pamukkale'den Karahayıt'a da 1,75 TL (!). Sistem, olmasına var da, sisteme sistem mi diyelim, kokmuş balık mı (Denizli ya), bilmiyorum.

İki söylenti duydum: Biri, metrobüs plânlanıyor dedi, ötekisi de, tramvay şebekesi plânlanıyor dedi. Bilhassa ikincisi çok mantıklı ve medenî olur, ama?

* Konsesyon nedir? Sözlüğe göre imtiyaz, ödün, taviz veya özel izin – Yani, hattı işletmek veya işlettirmek içın müsaade.

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

ALANYA

Mesajgönderen alabay » 10 Kas Sal, 2009 16:20

Alanya

• Otobüsler

Ben Alanya'nın 1978-1989 arası hâllerini çok iyi bilirim, ama 1989'dan ta bugüne, yani 20 sene, görmedim. Böylece şok oldum. Ne kadar muntazam, ne kadar olgunlaşmış bir kent. Sırf Alanya 100.000 nüfuslu, ama ilçe sınırından en az 20 kilometre evvel bina arazileri başlıyor, ona göre.

Alanya'da da çok sık işleyen bir otobüs şebekesi var. Araçlar büyük midibüs tarzı. Neden bizimkiler doğru dürüst otobüsten böyle korkuyor, bilmiyorum. Eskiden, 1980'dan itibaren, Alanya'da iki veya üç büyük MAN solo işlerdi. Hat numaralandırması yine var ve yok. 1, 1A (o da ne?), 2 ve 3 numaraları bizzat gördüm. Kale'ye çıkan, aslında Alanya'nın ilk hattı olan hatta numara yok yine, çüş. Alanya'da "belediye denetimli" dedikleri "City Bus" yazan halk otobüsleri var. Bunlara ek, etraftaki tüm beldeler (bunlar artık kısmen Alanya semtleri) de kendileri belediye olarak otobüs işletiyor. Tosmur, Avsallar ... isimlerini unuttum ... ama hepsi Alanya'dan geçiyor. Manavgat'a kadar işleyen bir hatda var. Kent içi fiyat hepsinde aynı, 1,- TL. Bilet yok, denetim yok. Manavgat'a kadar 7,50 TL. Doğu Alanya'dan Tosmur'a kadar ise 75 Kuruş. Hat numaraları sadece Alanya (!) otobüslerinde var. Ötekilerinde hiç yok. Levha salatası.

Otobüsün içinde (ve duraklarda) reklâmlar Rusça. Şahsen okuyabildiğimden, beni fazla şaşırtmıyor, ama bu kadarı Almanya'da bile yok. Şahsî fikrim ama bu konuda daha serbest neden olmasın? Köln'de bir keresinde sırf Türkçe yazılı pankartlar asıldığında kızmışlardı. Ya, git öğren o zaman. Bu konuda serbest ve plüralistim galiba ... belki de çok dil konuşup, daha da çok yazı okuyabildiğimden. Başkaları bu konuda dar görüşlü olabilir, anlarım da, anlayış da gösteririm. Ama şaşırtan – işe para karıştı mı, her şey satılır. Yoksa resmî dil falan diye yaygara koparan, koskoca Alanya'yı Rusçalaştırmış. Eh peki, öyle olsun. İlk otobüse bindiğimde, kendimi evde gibi hissettim, tüm araç Almanca konuşuyordu. Ama durakta ilk sorduğum iki hanımefendi de öküz gibi bakınca, hafif sinirlenmeye başladım. İçimde ilk kez hafif bir yabancı düşmanlığı kıpırdadı, hehe. Ama ilk önce Türkçe soran, sonra ekele kükele Rusça bir daha soran, sonunda da Almanca küfreden biri şok yaratabilir onlarda. Acaba Polonyalı mı, Romanyalı mıydılar, neydiler?!

Resim
Mola

Resim
1 veya 1A numara

Resim
Kale'ye çıkan sabah otobüsü (bundan sonrakileri tıklım tıklımdı! İETT'den beter, gözlerime inanamadım, hem de o kadar turist olmadığı hâlde ...

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

Mesajgönderen alabay » 10 Kas Sal, 2009 16:25

• Duraklar & Kalkış Saatleri

Duraklar muazzam tertipli. Göze çarpan, neredeyse her sokak ağzında bir durak olması, yani frekans bazı yerlerde 100 metrelik. Ama hoş, rahatsız etmiyor. Yine de, iyi bir hızla işliyor hatlar. İlginç olan şunlar: Tosmur tarafından kalkan Alanya otobüsleri meselâ, (galiba 1 numara oradan başlıyor) zaman denetimine tabi tutuluyor. Yani tam şu saatte kalkıyor ve tam şu kadar dakika içinde şu duraktan geçmek zorunda. Vay, işe bak. Olmazsa, ceza yazılıyormuş. Bir otobüs şoförüyle saatler süren bir sohbetim olmuştu. Kendisi bir belde otobüsü kullanıyordu ve bana çok bilgi verdi.

Durak tarzları iki tip: Kulübeli ve totemli (diyelim). Bilgilendirme elbette sıfır. Oturma yerleri muntazam. İlginç olan, bu duraklarda, hepsinde, bilgilendirme panosu hazır var ve bekliyor. Zaten şaşıyorum, Alanya'nın 10.000 yerli Almanı var. Sayelerinde birçok şey Alman tarzı olmuş. Bu konu da işlenmiş ama hâlâ gerçekleştirilmemiş.

Kaynak: <http://www.alanyakentkonseyi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=56&Itemid=1>, orada da "ŞEHİR İÇİ ULAŞIM PROGRAMI" noktası. Yani, belki bunlar da zamanla "Almanlaşır" – bu konuda bu müsbet bir terim!

Resim
Oturma yeri olan durak tipi

Resim
Basit durak tipi

Resim
Kale kalkış saatleri (Damlataş durağında)

Resim
Kale kalkış saatleri – bir hafta sonra adapte edilmiş, kış tarifesi diyelim buna :-)

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

Mesajgönderen alabay » 10 Kas Sal, 2009 16:34

• (Olmayan) Bilet Havuzu

Kısa geçeyim, ama şu bilet havuz sistemini de dile getirdim. Şoför bunu çok iyi buldu ve belki problemleri çözebilecek bir sistem olurdu, dedi. Neden? Her hattın bir konsesyonu var. Alanya "belediye" otobüsleri hariç, tüm belde otobüsleri teker teker şoförün konsesyonlu hatlarından oluşur. Biri bir veya iki hat işletebilir. İşletir derken, işleten şoför değil, şoförün patronu. Kullanan şoför parayı toplar, patrona verir. Patron da ona bir gelir öder. Şu ve şu zamana kadar kasada şu kadar lira olmalı diye bir hesap var, turistik yazda bu problem değil, ama turizmin gerilediği zamanlar, problemler başlar. Patron iyiyse, güzel. "Yazın ben patronumu besliyorum, kışın o da beni besliyor". Ama ... para yetmezse, otobüsteki (bilet) kasaya da el atılır. Maalesef, yedek şoför olarak Alanya otobüsü direksyonu başına geçilirse de bu böyle. Başka türlü para yetmez. Bir de kazıklama olayı felâket. Ki, şoför bunları benimle apaçık konuştu. Belliydi ki, bir yandan yapıyor, yapmak zorunda, öte yandan da yakınıyor. Bir şekilde adamcağız bende günah çıkardı diyebiliriz. Turistin biri "Kleopatra?" diye sordu mu, evet deniyor, sonra oraya 600 metre kala turist indiriliyor, "daha 200 metre yürüyeceksin" deniyor. E, ne oluyor? Bu yüce Türk milletimizin ne kadar alçak olduğu kanaatine ve buna göre de anti propagandaya kapı ve yol açıyor. Yani, feci bir durum. Nasıl hâlâ benim kuşağımda, Yugoslavya dendi mi, ilk akla gelen "kazıkçı" olur, aynen bu şekilde Türk eşittir kazıkçı mührü hazırlanıyor burada. Şimdi ben bunu tabiî ki mesafeli bir şekilde konuştum, etnolog gibi, karışmadan, tenkid etmeden. Zaten şoför kendisi de durumdan rahatsızdı. Asıl problem ne? Kullandığı hat(lar), hiç turistik olmayan iki güzergâh. Böylece, ana akslardan işleyen otobüsler paraları topluyor, ki meselâ Alanya şehir otobüsleri birbirlerini sollayamaz, çünkü zaten zaman denetimleri var, ama beldeler sollaya sollaya yarış yapar, çünkü, dolmuşçuluk/minibüsçülük sistemi var ortada. Bir havuz sistemi (!) bunu kurtarırdı. Bakalım, Alman hemşeriler bunu yapar mı, yaptırır mı, göreceğiz.

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

MANAVGAT

Mesajgönderen alabay » 10 Kas Sal, 2009 16:36

Manavgat

• Otobüsler

Manavgat da ne diyeceksiniz, ben de sırf şelaleyi görüp, Side'de birisine uğrayacaktım, bir de ne göreyim? Manavgat bütün dolaştığım yerlerin en düzgünü! Tüm otobüslerde (bunlar da tabiî ki Isuzu ve Cobra minimidiler, biz böyyükten korkarık ya, dabbe ...) tek tip bir levha, hepsinde tek tip bir numaralandırma! Oha. Kenti gezmedim, durakları bilmiyorum, beldeler bu konuda yine sakat, meselâ şelaleye numaralı otobüs yok, Side'ye de kentten yok, ama Side'den Titreyengöl'e bari bir otobüs işliyor, 10 numara.

Resim

Resim

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

Conclusio

Mesajgönderen alabay » 10 Kas Sal, 2009 16:41

Evet, bunlar, benim ekimde yaptığım turdan izlenimler.

Elimde daha da çok resim var, ama fazla da abartmak istemedim. Nitekim, resim yarışması yapmıyoruz, resimleri satmayı da düşünmüyoruz, vaybeciliğe de gerek yok ... bunlar sırf bilgilendirmek ve belgelemek için. Tabiîki Zerdalilik tramvayını bilmem kaç açıdan yakaladım, ne yapalım, çok fotogen bir araç :lol:

Denilz'yi bayağı es geçtim, biliyorum. Hele hele Yeşilova'ya hiç değinmedim, elimde yeterince malzeme yok. Bunlar işimize yarayabilir, bilhassa Antalya konularımız ve öbeklerimiz var, oraya da biraz destek ve takviye olmuş olur.

Şimdi artık cevaplar serbest.

B. Alabay

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16427
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

Mesajgönderen Esat » 11 Kas Çrş, 2009 18:54

Hele şükür sıra geldi bu başlığa :) Alanya ve Denizli' yi bundan 9-10 sene kadar önce görmüştüm, o günden bu güne ne değişti bilmiyorum ama açıkçası çok fazla şeyde beklemiyorum, tabi o gün ile doğru bir kıyas yapmam da mümkün olmayabilir.

Otobüs konusu ile başlarsak, evet Antalya gibi bir şehirde doğru düzgün bir otobüs şebekesi olmamasından söz etmek bana garip geldi, diğer taraftan yine böylesi bir şehirde halen Midibüs ler ile taşımacılık yapılması da komik, bu şehrin ihtiyacı bu kadar basitmi, yoksa bu şehrin çözümü bu kadar kolay mı? Düşünmeden edemiyorum. Burada görüşüm şu, evet Antalya adı Büyükşehir Belediyesi, ama mali kaynakları ve imkanları nelerdir? Kendisine ait bir otobüs filosu, şöyle adam akıllı, gerçekten alçak tabanlı, alçak deyince hain anlaşılmasın :) düşük tabanlı yolcu dostu, lpg ile çalışan çevreci otobüslere layık değil mi bu kent? Bence fazlası ile layık ama belediye muhtemelen parası olmadığını ayrıca bu hizmeti kendisinin vermesinin maliyetlerinin fazlalığını bahane edecektir, haklı da olabilir. Ama bu vermesi gereken hizmeti kontrolsüz, denetimsiz, bir şekilde en kaba tabir ile aman benim vatandaşımda işsiz kalmasın diyerek bu hale getirmemelidir. Evet Antalya' yı görmeden konuşuyorum ama ülkemizin genel karakteristiğinin orada farklı olduğuna inanmıyorum, midibüs ya da halk otobüsçülüğünün minibüsçülükten tek farkı arabaların ebatlarının büyümesidir, yoksa mantalite değişmiyor maalesef.

Antalya dışında bu mesajda yer alan diğer kentler için ise şunu söyleyebilirim, kendilerine ait büyük otobüsler ile işletilen bir sistemleri olmasa da neden denetim yok, özellikle neden hala bilet entegrasyon ve otomasyonu yok, bu sorunları ele almak için illa İstanbul kadar büyümelerimi gerekiyor, hiçbir zaman o kadar büyüyeceklerine inanmıyorlarmı yoksa sallamıyorlarmı? Kaldı ki bu sorunu yaşamak için 13 milyon nüfusa ihtiyaç ta yok. Alanya' ya dair hatırladığım büyük bir midibüs taşımacılığı olduğu, ayrıca ilçelerden minibüsler ile taşımacılık yapıldığı idi ama onda da düzen hak getire, ben Mahmutalan dan Alanya merkeze hiç para verip gitmedim, komik olan istemiyorlarda??? İstanbul' da olsa minibüsçü 20 sefer söyler, eğer senin vermediğini de biliyorsa atar aşşağı. :)

Gelelim şu bilet mevzusuna, bilet sistemlerinde artık otomasyona yani, dokunmatik ya da temassız bir şekilde elektronik bilete geçilmelidir, insanlar buna teşvik edilmeli ve kullanım arttırılmalıdır, maalesef ülkemizde ki toplu taşımacılık kültürü, turnikesiz kontrolsüz bilet trenini çok ama çok uzun yıllar önce kaçırmıştır ve artık bu trene binmekte imkansız (hatta inmek isteyenler var) dolayısı ile kontrolü çok daha kolay olan elektronik biletlere geçilmeli ve adilane bir şekilde bunun tüm sistemlere uygulanması sağlanmalıdır, yanlız bu sistemin ben kent merkezleri ya da yakın ilçelere çalışan otobüslerde olması gerektiğini düşünüyorum. İstanbul gibi bir kent için minibüsler kalksın diyebiliriz ama Anadolu'da pek çok kentin ihtiyacı da minibüstür bunu göz ardı edemeyiz, minibüslerde ise fiziki engeller nedeni ile otomatik ödeme sistemleri pek mümkün görünmüyor. Bu bahsettiğim sorunların çözümü olarak havuz sistemi tabii ki araştırılıyor, düşünülüyor hatta uygulayanlarda var herhalde ama tam olarak nedir? Gördüğüm kadarı ile Başar' da bunu açıklamamış. Konsesyon dediğimiz olay zaten mevcut, belediye o izni vermeden kimse taşımacılık yapamıyor, ama havuz tipi ödeme? Zor iş, özellikle ücret kontrolü yapamadığınız, minibüs midibüs işletmelerinde zor, adamın bileti varmı yokmu? Havuz sisteminin temelinde özellikle Avrupa tipi kontrolsüz biniş vardır, yani kontrolör dışında kimse size bilet sormaz paldır küldür binersin, o otobüsün sahibi ay sonunda belediye ile yaptığı anlaşma uyarınca verdiği hizmet günü ya da sefer sayısı kadar bedeli havuzdan çeker, kar ya da zarar belediyenin sorunudur. İşte zaten biz buna Sosyal Devlet diyoruz :) yani kamu hizmetini vermek ile yükümlü olan derdi tasayıda çekerim diyor. Dolayısı ile zor, İstanbul için benzer bir şey düşünülüyordu ama bilmiyorum çalışma ne durumdadır, ya da ben bunu söylememiş olayım :D

Şimdilik bu kadar, durak, bilgilendirme ve tramvay ile ilgili daha sonra bir iki kelam ederim.

Kullanıcı avatarı
alabay
Evliya Çelebi
Mesajlar: 5249
Kayıt: 21 Eyl Cum, 2007 12:12

Bilet Havuz Sistemi – misal

Mesajgönderen alabay » 11 Kas Çrş, 2009 20:40

Havuz sisteminin başında ilk önce bir "bilet" vardır, olmalıdır. 1,- TL ödedin, iyi güzel, ispatı nerede?!

Diyelim Alanya'da otuz hat var (ki belki daha da fazladır). Çok para getiren akslar olacak, meselâ Atatürk Caddesi ve kıyıdan giden akslar. Cuma Pazarı'ndan geçmeden, turistik in-bin aksı. Ve de zor akslar var, arkalardan, ara sokaklardan, dağa, tepeye ve semtlere gidiyorlar. Bir araç altı saatte (çok atıyorum şimdi) 130,- TL topluyor, biri 30,- TL, biri 250,- TL. İşte hepsi bir "havuz"a gidip, biriktiriliyor. Oradan da – eşit şekilde – dağıtılıyor. Buna bir isim verilmişti, solidar birliği diye. Beraberlik/dayanışma, şimdi baktım sözlüğe. Eh, bir bilet dayanışma dağıtım sistemi işte ... al sana havuzu.

Kısası.

B. Alabay

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16427
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

Mesajgönderen Esat » 11 Kas Çrş, 2009 20:58

Bence havuz sistemi öyle değil, eşit şekilde dağıtım diye bir şey söz konusu olmaz, her hattın bir kapasitesi vardır. Bu kapasite çok basit gözlem teknikleri ile 1 ay içerisinde yapılacak takipte belirlenir. Bunun sonrasında hatların ortalama kapasiteleri çıkartılır ve bu ortalama kapasite üzerinden sefer sayıları düzenlenir.

Burada ya hattın yoğunluğuna göre araç tipi, ya da sefer sıklığı belirlenir. Sonra araç tipi ya da sefer sıklığına göre sefer başına yolcu sayısı bellidir, istatistik çalışmasını yaptın nasıl olsa. Bütün doneler elinde yaparsın hesabını, bu hattın günlük ortalama yolcusu 1000 kişi, bu hatta 10 otobüs var, otobüs başına 100 kişi düşer, bilet 1 lira ise otobüs başına 100 lira, bundan belediye payı ıvır zıvırı düşersin ya da belirlenmiş yüzde ne ise onu otobüs başına ödersin.

Adaletli bir dağıtım yapmak istiyorsan, yolcu yoğun hatlarda arabası olan fazla kazanmasın eşit kazansın diyorsan, o hattaki araç sahibi sayısını sınırlarsın, bu şekilde o hattaki otobüs daha az sefer yapar, otobüs başına daha az yolcu düşeceği için yolcusu ve seferi az hattaki otobüs ile nerede ise denk bir ödeme alır.

Ama diğer türlü bu hat 30 lira öbür hat 300 lira getirdi, herkes havuzdan 20 lira aldı, bu hem adilane değil hemde çok tartışma ve çatışma çıkartacak bir yöntem olur.

Benim Viyana' da bildiğim sistem, halk otobüslerine günlük sefer başına para veriliyor. Pik saatte ful gitmiş gün içinde boş gitmiş o ne otobüs sahibinin ne de belediyenin sorunu değil. Belediye bu hattın günlük sefer kapasitesi 300 kalkış demiş mesela, ve o hattı bir firmaya konsesyon ile vermiş. Hattın ortalama günlük yolcu sayısı belli bunun üzerinden ödemesi yapılıyor. Tabii bunun detayları da var, araç arızalandı, yerine araç veremedin falan filan yok, her şeyi düşüneceksin. Sen soruyorsun ya garajı yokmu bunların? Halk otobüsünün garajı sahibinin ya da şoförün evinin önü :) Ama öyle olmamalı işte, aynen İETT gibi belediye gibi garajları ve bakım atölyeleri olmalı. Araçların marka ve tip standartı olmalı, bu sayede kurulan atölye toptan alımlar ile parçayı ucuza alacak, işçilik ve bakım ucuza gelecek. Her şey bir program dahilinde olacak, "Hizmet Kalitesi" denilen şeyin ne olduğu böylece öğrenilecek. Bu sadece yeni koltukla klimalı otobüs demek değil.

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16427
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

Mesajgönderen Esat » 11 Kas Çrş, 2009 22:15

Arkadaşlar yanlız konunun dağılmaması ve Başar' ın emeğinin heba olmaması için aynı mesajımı Halk Otobüsleri ile ilgili bir başlığımız vardı, oraya da yapıştıracağım mümkünse, otobüs sistemlerine ödemeler ya da halk otobüslerinin ıslahı gibi bir yöne kaymadan işin o kısmına oradan devam ederiz.

Bu başlıkta böylece sadece bahsi geçen iller hakkındaki izlenimler olarak kalır.

Esat.

Onur
Aylık Paso
Mesajlar: 60
Kayıt: 14 Tem Sal, 2009 04:05

Mesajgönderen Onur » 11 Kas Çrş, 2009 23:35

1 - Midibüsler, Antkart'ı kabullenmeyenler için Mayıs gibi getirilen 15 BMC LevendXL minibüs, Özel Halk Otobüsleri, Belediye tarafından işletilen Terminal ve Havalimanı servis otobüsleri ve test amaçlı kullanılarak sonradan Belediye'ye geçen bir yeni otobüs (ki yeni gelecek 40 Belediye Otobüsü'nün de habercisi)

2 - Körüklü Otobüsler zamanında vardı, 2000lerin başında Personel servisi olarak kullanıldıktan sonra kaldırıldılar. En son 2 yıl önce Meydan'daki depolama durağında bir tanesini görmüştüm ama artık yok olabilirler.

Körüklü Otobüslerin Antalya için artık ne kadar uygun olmadığını İzmir'de gördüm, özellikle altgeçit çıkışlarında körük arkası bölümlerdeki sallanmaya dikkat.

3 - Antkart öldü, yaşasın Halkkart (ki Noel Baba'dan önce gelebilir.) Bu duruma ve bu yılki mezuniyetime rağmen ben halen Öğrenci Antkartımı paso niyetine kullanabiliyorum :D Tam ücret Otobüs için 120, Minibüs için 130 kuruş. (Öğrenciler için ikisi de 65kr.)
Halkkart'ta da Antkart'ta olmayan özellikler getirilmesi düşünülüyor ki bir ara hatırlatın da detaylarını anlatırım.

4 - Sadece gidiş ve dönüş olmak üzere 2 bilindik güzergahı olan bir raylı hatta halen numarayı takmış olmak? İstanbul kadar kompleks bir hatta sahip olsaydı belki.

5 - Minibüs-Otobüs güzergahları'nın dandikliği ile ilgili olarak hak veriyorum. Birkaç hattı örnek olarak gösterme sözüm vardı hatta.

6 - Hat güzergahları levhalara işlendiğinden "Levha" deniyor olmasın?

7 - Antray'ı ben de başından beri sevmiyorum, özellikle Çallı-Meydan arasını. Türel geçişli kavşaklar gibi cut-cover yapmak dururken...

8 - Hadi diyelim klasik (ya da eski) tramvaylara klima taktırılacak, peki neresine hangi tipten en uygun olur?

Kullanıcı avatarı
Esat
Pir-i Seyyâh
Mesajlar: 16427
Kayıt: 17 Eyl Pzt, 2007 13:37

Mesajgönderen Esat » 11 Kas Çrş, 2009 23:42

3 - Antkart öldü, yaşasın Halkkart (ki Noel Baba'dan önce gelebilir.) Bu duruma ve bu yılki mezuniyetime rağmen ben halen Öğrenci Antkartımı paso niyetine kullanabiliyorum :D Tam ücret Otobüs için 120, Minibüs için 130 kuruş. (Öğrenciler için ikisi de 65kr.)
Halkkart'ta da Antkart'ta olmayan özellikler getirilmesi düşünülüyor ki bir ara hatırlatın da detaylarını anlatırım.


Biletler ve kartlar ile ilgili bir başlık vardı, oraya bilgileri bekleriz :)

4 - Sadece gidiş ve dönüş olmak üzere 2 bilindik güzergahı olan bir raylı hatta halen numarayı takmış olmak? İstanbul kadar kompleks bir hatta sahip olsaydı belki.


Yanlış bir düşünce ve maalesef sorunun kaynağı olan düşünce tarzı, 1 tane de olsa numarası, hat ve güzergah tabelaları doğru düzgün bir ismi, herşeyi olmalı.

8 - Hadi diyelim klasik (ya da eski) tramvaylara klima taktırılacak, peki neresine hangi tipten en uygun olur?


Bunun mümkün olduğunu sanmıyorum, mümkün olması için yapılacak karoseri tadilat rakamı ile o araçlardan bir kaç tane daha alınır bence, evet Antalya' da klimasız eski tramvayı düşünemiyorum bile ama olabilir olduğunu da sanmıyorum.


“Toplu Ulaşım Sistemleri İncelemeler” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir